Tarihteki Önemli Liderler

Tarihin gidişatını değiştiren önemli liderler:

Mustafa Kemal Atatürk

mustafa_kemal_ataturk_th

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

11 Ocak 1905 tarihinde Harp Akademisini bitiren Mustafa Kemal, orduya kurmay yüzbaşı olarak katıldı.

İlk olarak Suriye’de, ardından 1911 senesinde tabur komutanı olarak Trablusgarp’ta savaştı.

Çanakkale Savaşı’nda1915 yılında müttefiklere geçit vermeyen Mustafa Kemal, 1916’da Muş, Bitlis ve Van’ı Rus işgalinden kurtardı.

Bir yıl sonra korgeneral rütbesine yükseldikten sonra Filistin cephesinde Arapları yanına alan İngilizlere karşı müdafaa yaptı.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından işgalci karıncalar gibi Anadolu’ya yayılan ittifak ülkelerine dur diyen yine Mustafa Kemal’di.

Samsun’a 1919’da geçişinin ardından Erzurum ve Sivas kongrelerini düzenleyen Mustafa Kemal, milli mücadelenin planını çizdikten sonra

Ankara’da TBMM’yi açtı.

Sakarya ve Dumlupınar Medyan Muharebelerinde yenilen Yunanlıları Büyük Taarruz ile Anadolu’dan çıkaran Mustafa Kemal, İngiliz,

Fransız, İtalyanlar dâhil olmak üzere tüm Anadolu’yu düşman kuvvetlerinden temizledi.

Mustafa Kemal 1923 yılında, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.

Ekonomik, politik ve sosyal alanda yaptığı reformlar ile Türkiye’nin kalkınmasında ilk adımı atan Atatürk, döneminde oldukça ünlü bir

insandı.

Birinci Dünya Savaşı’nda Bolşevik rejiminin yıkılmasını sağlayan Çanakkale zaferi ve Suriye cephesinde dağılmak üzere olan ordusu ile

yaptığı müdafaa ününü tüm dünyaya yaymıştı.

Fatih Sultan Mehmet

fatih_sultan_01_th

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Babası İkinci Murat’ın ölüm haberi üzerine atını Edirne’ye koşan ve hiçbir direnişle karşılaşmadan Sultanlığını ilan eden İkinci Mehmet,

henüz 21 yaşında bir çağın ve bir İmparatorluğun sonunu getirerek dünya tarihine damgasını vurdu.

Bizans İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinopoli’de gemileri karadan Haliç Körfezi’ne taşıyan Sultan, dönemin en büyük topunu

döktürerek askeri kabiliyetlerini ortaya koydu.

İki aydan daha kısa bir sürede yeni adıyla İstanbul’u ele geçirmek gibi inanılmaz bir başarı gösteren Fatih Sultan Mehmet, sadece askeri gücü

ile var olan bir lider değildi.

Çok iyi eğitim görmüş olan Sultan İkinci Mehmet, yedi dil konuşur, Arapça ve Farsça’dan çevrilmiş felsefi eserleri okumaktan hoşlanırdı.

Bilime çok düşkün olan Sultan, özellikle astronomiye ilgi gösterirdi. Döneminde İstanbul’a birçok bilgin ve düşünür getirtmişti.

1480 yılında İtalya’yı işgal eden ve Roma’yı ele geçirmek istediği düşünülen Fatih Sultan Mehmet, bir yıl sonra halen nedeni tartışılan

ölümüyle hayata gözlerini yumdu.

Odysseus

odysseus_02_th

 

 

 

 

 

 

 

 

Yunan mitolojisinde İthaka Adasının kralı olarak geçen Odysseus, Homeros’un adını verdiği kitabında elde ettiği büyük başarıları ile

ölümsüzleştirildi.

Odysseus’un en büyük özelliği savaşlardaki cesareti ve kurnaz zekâsıydı.

Truvalılarla yapılan savaşta ahşap bir at inşa ederek şehre sızmak onun fikriydi.

Odysseus, savaştayken İthaka’yı yönetmeye başlayan ve karısına koca olmak için her türlü yolu deneyen tiranları döndüğü zaman devirmiş

ve krallığını korumuştu.

Büyük İskender

buyuk_iskender_03_th

 

 

 

 

 

 

 

 

Acımasız ve efsanevi askeri taktikleri ile Büyük İskender, adını tarihe en iyi askeri kumandanlardan biri olarak yazdırdı.

En büyük savaşlarını Pers kralı Dareios’a karşı veren Büyük İskender, son derece cesur bir savaşçıydı ve bir savaşta alnında kafatasına kadar

giren bir Pers kılıcı ile ağır yaralanmıştı.

İskender bunun dışında birçok savaş yarası daha almıştı.

Darios’un barış teklifine rağmen Gaugamela Savaşında onun sonunu getiren Büyük İskender, Asya fethine başlaması ile ordusunun

isyanları ile karşılaşmış, Anadolu’ya geçişinin ardından bir daha Makedonya’ya dönemeden, 27 yaşında ölmüştü.

Hannibal

hannibal_kartaca_04_th

 

 

 

 

 

 

 

 

M.Ö. 248 senesinde doğan, dünya tarihinin en büyük askeri dehalarından biri olan Kartacalı kumandan Hannibal, verdiği karar ile İkinci

Pön Savaşları’nda neredeyse dize getirdiği Roma İmparatorluğu’nun yok olmasını önleyen insan oldu.

Hannibal’in birçok farklı medeniyetten insanla mükemmel anlaşabilmek gibi bir yeteneği vardı.

Ordularının neredeyse tamamı farklı dil ve kültüre sahip paralı askerlerden oluşuyordu.

Hannibal, M.Ö 218 senesinde 50 bin kişilik ordusu ve savaş filleri ile Alpleri geçerek İtalya’ya ilerledi.

Alpleri geçişi ordusunun yarısından fazlası yok etti ancak, Hannibal her geçtiği yerde diplomatik kabiliyetleri ile asker toplamayı başardı

M.Ö. 216 baharında kazandığı zaferler ile Roma’ya iyice yaklaşan Hannibal, Cannae Savaşında 70 bin kişilik Roma ordusunu yok ederek

şehrin surları arasındaki tüm engelleri ortadan kaldırdı.

Hannibal, yapılması halinde yıllar sürecek Roma kuşatmasını komutanlarının tepkilerine rağmen reddetti ve 100 bin nüfuslu şehrin

yanından geçip gitti.

M.Ö. 206 senesindeki Zama Savaşında Scipio Africanus’a yenilen Hannibal, sonuna giden yolu başlatmış oldu.

Jül Sezar

jul_sezar_06_th

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Roma İmparatorluğu’nun ilk imparatoru olan Sezar, M.Ö 27 senesinde İmparator oldu.

Gelecekte Sezar adı, kendisinden sonra gelen tüm imparatorlara verilen isim oldu.

Ömrünün sekiz senesini geçirdiği Galya’yı Alesia savaşı ile dize getiren askeri taktik dehası Sezar, Roma’da patlak veren iç savaşta Pompey’e

üstünlük sağlamaktan da geri kalmadı.

Roma’nın gördüğü en güçlü yönetici olan Sezar, eşine bir daha rastlanmamış bir refah dönemi getirmiş ancak gücünü aşan otoritesi 14

senesinde suikast ile öldürülmesine neden olmuştu.

Şarlman

sarlman_07_th

 

 

 

 

 

 

 

768’de krallık koltuğuna oturan Şarlman, Frank krallıklarını bir araya getirerek ülkesini bir bütün haline getirmiş olan isimdi.

Şarlman yaptığı reformlar ile Avrupa’nın demokratik temellerini atan liderlerden biri olarak tarihe geçen bir isim oldu.

Altına dayalı para sistemini gümüş üzerinde tekrar düzenleyen Şarlman, muhasebe kayıtları üzerine katı kurallar koyması ve yatırımlarda

borcu yasaklaması ile ekonomide büyük atılımlar yaptı.

Tüm Latin eserlerin çevrildiği, dini yazıların tekrar yorumlandığı dönemde edebiyat ve sanat alanındaki gelişmeler tarihe Şarlman

Rönesansı olarak geçti.

Cengiz Han

cengiz_han_08_th

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Tarihe acımasızlığı kadar büyük başarıları ile geçen bir lider olan Cengiz Han, Orta Asya’da doğan en büyük güç, Moğol İmparatorluğu’nun

kurucusuydu.

Asya’daki Moğol kabilelerini bir araya getirerek kurduğu Moğol İmparatorluğu ile bitmek bilmeyen seferlere başlayan Cengiz Han, önüne

çıkan tüm kentleri kılıçtan geçirerek Batı’ya kadar uzanan bir korku yaratmıştı.

Kana susamışlığı ile savaşla doymayan Cengiz Han, hastalanarak öldüğü 1227 yılına kadar sefer yapmış, Hazar Gölü kıyıları dâhil olmak

üzere tüm Orta ve Merkezi Asya’yı himayesi altına almayı başarmıştı.

Birinci Elizabeth

1elizabet_09_th

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İngiltere ve İrlanda’nın tahtına 1558 yılında oturan Birinci Elizabeth’in lakabı Bakire Kraliçeydi.

Sebebi ise ömrü boyunca hiçbir krala bağımlı kalmamış olmasıydı.

Kraliçe Elizabeth dünyanın kadınların yönetimini bilmediği bir dönemde en güçlü kadın olarak kendini göstermişti.

Onun dönemine kadar kadınlar kralların eşleri olmaktan öteye gidemiyorlardı.

Yaşadığı dönemde evliliği Avrupa’nın önemli konularından biri olan Elizabeth, İkinci Philip, Avusturya Arşidük’ü Charles, Fransız Anjou

Dükü Henri ve kardeşi François’nın da aralarında bulunduğu birçok erkeği reddetmişti.

İkinci Joseph

joseph_10_th

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kutsal Roma İmparatorluğu’nu 1765’ten 1790’a kadar başında olan en ünlü imparatoruydu.

İkinci Joseph, belki de tarihin gördüğü en fedakâr lider olması ile adını ölümsüzleştirdi.

Mutlak gücün mutlak yolsuzluğa giden yol olduğunu düşünen İkinci Joseph, tarihin rastladığı hükümdarlara nazaran halkını ön planda

tutan bir liderdi.

En büyük reformlarından biri, derebeylik sisteminin ezdiği köleleri özgür kılmasıydı.

Tüm ağır cezalandırmaları ve idamı yasaklayan İkinci Joseph, yasal reformların yanı sıra, tiyatro ve basında sansürün önüne geçerek

çağının en demokratik lideri olmayı başardı.

Napolyon

napolyon_bonapart_01_th

 

 

 

 

 

 

 

 

Politika ve savaşa doymak bilmeyen bir lider olan Napolyon, Fransız Devrimi ardından Fransa’nın İmparatoru olmuştu.

Osmanlı’yı müttefik yapmak için uzun süre uğraşan Napolyon’un, III. Selim’e yazdığı mektup ünlüdür.

Devrimin ardından tek öğün yemekle geçinmeye çalışan Fransa’da birçok reform yapan Napolyon, merkezi yönetim ve vergi, eğitim sistemi

gibi birçok alanda gelişim sağlamasının yanında; ülkenin yol ve kanalizasyon sistemleri gibi altyapı çalışmalarını da başlattı.

Kamu alanında Napolyon yasaları, askeri alanda ise Napolyon taktikleri ile ülkesini yönlendiren Napolyon, 1812’de Rusya işgali ile gücünü

yitirmeye başlamış, son şansı Waterloo’da aldığı yenilgi ile Avrupa sahnesinden çekilmişti.

Abraham Lincoln

abraham_lincoln_11_th

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ABD’nin 16’ıncı başkanı olan Abraham Lincoln, ülkesinin en zor döneminde, İç Savaş esnasında başkanlık yapmıştı.

Ülkesinin en bunalımlı döneminde tek parça halinde kalabilmesi için büyük uğraş veren Lincoln, köleliği kaldırması ile dünyanın kaderini

değiştiren insanlardan biri oldu.

Amerika’nın ilk vergi gelirini düzenleyen ve ulusal bankacılık sistemini oluşturan Lincoln, Şükran Günü’nü ilk uygulayan insan olarak

Amerika’nın ekonomik ve sosyal hayatına önemli etkide bulunmuştu.

Yedi yüz binden fazla insanın öldüğü iç savaşın ardından ekonomi başta olmak üzere ülkesinin yaralarını sarmaya başlayan Lincoln,

reformlarına fazla vakit bulamadan, Konfederasyon fanatiği tiyatrocu John Wilkes Booth tarafından öldürüldü.

Vladimir Lenin

lenin_12_th

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Demokratik eğitim için mücadele veren bir fizik öğretmeninin oğlu olarak dünyaya gelen Vladimir Ilyich Ulyanov, babasını beyin

kanamasından kaybetti, erkek kardeşi Çar Üçüncü Aleksandr’ın suikastına karıştığı gerekçesiyle idam edildi, kız kardeşi sürgüne gönderildi.

Parçalanmış aile yapısı hayatını çok etkileyen Lenin, 1892’de St.

Petersburg üniversitesinde hukuktan mezun oldu.

Üniversite sonrası yıllarda Marksist hareketlere katılan Ilyich Ulyanov, yazdığı makale ve kitaplarda Lenin adını kullanmaya başladı.

Rusya Sosyal Demokrat Partisine katılan Lenin, 1902 senesinde yayınlanan “Ne Yapmalı?” adlı eseriyle Çarlık Rusya’sında bir anda tanınan

ve dinlenen bir kişi olmayı başardı.

Üç sene sonra Sosyal Demokrat Partinin başına geçen Lenin, Avrupa’daki faaliyetlerine başladı.

Birinci Dünya Savaşı’ndaki barış hareketleri ile Almanya ile olan savaşın sona ermesini sağlayan Lenin, 1917 yılındaki Şubat Devrimi

ardından Halk Komiserleri Konsey Başkanı seçildi.

Derhal eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarındaki reform çalışmalarına başlayan Lenin, ülkesindeki iç savaşı 1920’de sonlandırdı.

1922’deki suikast girişiminden sonra felç geçirdi.

Lenin’in 1924 yılındaki ölüm nedeninin felç olduğu ileri sürülse de, bu konuda kesin bir bilgi yok.

Winston Churchill

winston_churchill_13_th

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İngiltere’de köklü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Churchill, gençliğinde asker üniforması altında Küba, Hindistan ve

Afrika’da görevlerde bulundu ve önemli askeri tecrübe edindi. İngiltere’ye dönüşünde ise parlamentoya girdi.

Churchill başarılı bir politikacı olmasına rağmen alkol sorunu ön plana

Baskın karakteri ile ön planda kalmayı başaran Churchill, kendi planı olan ve sorumluluğu üzerine kalan Çanakkale felaketi ile kendi

kendini bitirdi.

İkinci Dünya Savaşı olmasaydı, belki de adı hatırlanmayacaktı.

Bir psikolojik savaş dehası olan Churchill, bu yeteneğini Hitler gibi bir düşman karşısında mükemmel kullandı.

Sert medya kuralları ile ağır savaş haberlerine tam sansür uygulayan Churchill, barış teklif etmesini bekleyen Hitler’e asla boyun eğmedi.

Zafer işaretini savaş süresince tüm dünyaya yayan Churchill, 1943’te İsmet İnönü’yü savaşa ikna edebilmek için Adana’ya gelmişti.

Benito Mussolini

mussolini_14_th

 

 

 

 

 

 

 

Elinde güç olan fantezi düşkünlerinin ne kadar tehlikeli olabileceğine dair en iyi örneklerden biri olan Mussolini, kendini Roma İmparatoru

Augustus’un reenkarnasyon ile dünyaya gelmiş hali zannediyordu.

Nihai amacı da, tıpkı Augustus gibi tüm Akdeniz’i ele geçirmek ve Roma’nın eski ihtişamını tekrar yaratmaktı.

Bu hayallerine rağmen en ilginç olan şey, 1922 yılında İtalya’nın Başbakanı olmuş olan Mussolini’nin, ne kadar iyi geçiniyor gözükmesine

rağmen Hitler’i bir kaçık olarak görmesiydi.

Düşünce düşmanı olan Mussolini, İtalya Komünist Partisinin bir dönem lideri ve İtalya’nın en büyük düşünürlerinden Antonio Gramsci’yi

1926’da hapse attırmıştı.

İkinci Dünya Savaşı’na Hitler’in Fransa işgali ardından sırasının geldiğine inanarak giren Mussolini, Afrika cephelerinde alınan ağır

yenilgilerin ardından itibarını hızla kaybetmiş,

geri çekilen Alman güçleri arasında kaçarken yakalanarak idam edilmişti.

Milano’daki Lareto Meydanı’nda, bir zamanlar kendini alkışlayan binlerin önünde cesedi teşhir edilmiştir.

Adolf Hitler

hitler_16_th

 

 

 

 

 

 

 
Politikaları ile 10 milyonlarca insanın ölümüne neden olan İkinci Dünya Savaşını başlatan ve milyonlarca Yahudi’nin katledilmesine neden

olan Hitler, politik ve liderlik yetenekleri ele alındığı zaman tarihte öne çıkan bir kişiydi.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında ülkesinin en çok ihtiyacı olan insan olarak beliren Hitler, ekonomik ve sosyal kalkınma alanlarında verdiği

tüm sözleri yerine getirmeyi başardı.

İşsizliği yok eden, enflasyonu ortadan kaldıran, Almanya’nın dört bir yanını otobanlar ile çeviren Hitler, halkın sevgisini kazanmakta çok

başarılıydı.

Hitler milyonlara hitap ettiği konuşmalarında Almanya’nın en önemli sorunu olarak ülkede yaşayan Yahudileri göstermiş, hepsini

Almanya’dan sürmüş ve dış ülkeler dâhil olmak üzere 7 milyon Yahudi’nin katledilmesi emrini vermişti.

Birinci Dünya Savaşı’nda 45 ay cephede kalan ve tek bir kurşun yemeyen Hitler, 30 Nisan 1945 tarihinde kendi kafasına sıktığı kurşun ile

intihar etti.

Ardından emri gereği cesedi yakılmıştır.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir