Pargalı İbrahim Paşa Nasıl Öldü?

Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1523-1536 yılları arasında sadrazamlık yapan, önemli siyasi ve askeri olaylarda rol oynayan

Pargalı Damat İbrahim Paşa’nın görkemli hayatı, acı bir şekilde son bulmuştur.

pargali_damat_ibrahim_pasa_01_th

Bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Parga yakınlarındaki bir köyde doğan İbrahim Paşa’nın Sultan Süleyman ile yolları Manisa’da kesişir.

O sırada Manisa’da sancakbeyi olarak görev yapan Şehzade Süleyman, burada tanıştığı İbrahim ile yakın arkadaşlık kurar ve onu İstanbul’a saraya getirir.

Kendine has yeteneklere sahip olan İbrahim Paşa bundan böyle Sultan Süleyman’ın en yakın arkadaşı, danışmanı ve aynı zamanda damadı olacak; hızla yükselecektir.

Hasodabaşılık ile başlayarak sadrazamlığa kadar gelecek, ayrıca Serasker ünvanı kazanacaktır.

Öyle ki, gücünün simgesi olarak yedi tuğ taşıyan Padişah’tan sonra, altı tuğ taşımaya yetkili klınmıştır.

Tüm bunların yanında Osmanlı dış politikasının kontrolünü büyük ölçüde elinde bulundurması ve İstanbul Antlaşması ile

Avusturya İmparatoru’na denk konuma getirilmesi, döneminde ne kadar etkin ve güçlü bir rol oynadığını ortaya koyar.

İşte tüm bunlardan ötürü kapıldığı iktidar hırsı sonunu hazırlayan etkenlerden biri olmuştur.

Şöyle ki Avusturya elçilerine söylediği şu sözler, bu hırsı ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir:

Bu büyük devleti idare eden benim; her ne yaparsam yapılmış olarak kalır; zira bütün kudret benim elimdedir.

Memuriyetleri ben veririm, eyaletleri ben tevzi ederim, verdiğim verilmiş ve reddettiğim reddedilmiştir.

Büyük padişah bir şey ihsan etmek istediği veya ettiği zaman bile eğer ben onun kararını tasdik etmeyecek olursam gayr-ı vaki

gibi kılınır.

Çünkü her şey; harb, sulh, servet ve kuvvet benim elimdedir.”

Irakeyn Seferi sırasında yaptığı bazı uygulamalar ve Defterdar İskender Çelebi’yi idam ettirmesi ile Padişah’ın gözünden

düşmeye başlamış; bazı cinayetleri gizlediği, hediye gönderilen Kuranı Kerimleri kabul etmediği, gizli hristiyan olduğu,

devletin parasını müsrifçe harcadığı gibi hakkında çıkan söylentilere Padişah da inanmaya başlamıştır.

Bunların yanında Hürrem Sultan’ın da ölümünde büyük rol oynadığı rivayet edilmektedir.

İbrahim Paşa’nın taht için Mahidevran Sultan’ın oğlu Şehzade Mustafa’yı destekliyor oluşu, Hürrem Sultan’ın bütün gücü ile

Paşa’nın aleyhinde çalışmasına neden olmuştur.

Tüm bu etkenler sonucunda, 1536 yılında gücünden kaygılanan Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile öldürüldüğü iddia

edilmektedir.

Kanuni, bir ramazan akşamı İbrahim Paşa’yı iftara çağırır.

Uzun bir sohbetten sonra kendisi için hazırlanan odaya geçen İbrahim Paşa, burada dört tane sağır ve dilsiz cellat tarafından

boğularak öldürülür.

Böylece daha önce “Makbul İbrahim Paşa” olarak bilinen Paşa, bundan böyle “Maktul İbrahim Paşa” olarak anılacaktır.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir